1 Temmuz 2016 | Cuma

Rehber

Müzik

En sevdiğim yolculuk ile başlayayım.

Söz: Neyzen Tevfik Kolaylı - Müzik: John Lennon

Serhad Özmen (Vokal, gitar)
İlker Filiz (Bas)
Soner Filiz (Davul)
Çınar Özgün Akpolat (Gitar, klavye, geri vokal)

Kendi imkânları dahilinde yarattıkları özgür albümlerini, 2011 yılının kasım ayında, kendi internet sitelerinden paylaşıma açtı.

Söz: Serhad Özmen- Müzik: Serhad Özmen-Çınar Özgün Akpolat

Çınar Özgün Akpolat: Aslında herkes ister istemez mutasavvıftır; çünkü tasavvuf halinin pek çok tanımı var ve herkes kendine uygun bir tanım görebilir, öğrenebilir. Ama bence tasavvuf, iradeler üstü bir kavram olduğundan, onun yaşam şeklimiz olması, bizim gibi kırılgan iradeliler için çok zor; ama inancımdan, inancım kadar da geleneklerimden, öz geleneklerim kadar başka kültürlerin de geleneklerinden güç alarak ileri gitmeye çalışırım; müzikal ve kişisel olarak. Ayrıca Toplum Felsefesi, Sanat Felsefesi, Grek ve Türk-İslam Felsefesi …  gibi çeşitli dallara ilgim vardır ve oluşmaktadır. Düşünce yapısını sağlamlaştırıp, ileriye doğru geliştiremeyen bir zihin kısır dönmeye muhtaçtır. 

Serhad Özmen :Felsefesiz yaşamak yaşamaktan sayılamaz - ki herkesin bir felsefesi var-. Biz bunları kalıplara ayırmışız, bir kısmımıza muhafazakar diyoruz bir kısmımız doğa menşeili, bir  kısmımıza solcu… Yani Türkiye'de yaşayan insanın yaşamını temellendiren mutlaka bir felsefe var. İnsan evladı inançları ile var olur, felsefe de tüm bu inanışları derinleştiren bir olgu. Yani elbet felsefe ve tasavvuf bir yerlerimizde mevcut. Bir araya gelmelerimizde konuşmalarımız bizi ‘’Biz kimiz?‘’ sorusuna yönlendiriyor ve kendimizi yakın tarih ve cumhuriyet dönemi yazarlarında buluyoruz. Bu doğrultudan yola çıkarak nereye işaret etmemiz gerektiği de kendiliğinden vücut buluyor. Köklerini bilmediğin bir ağaca kuş olsan yuva yapmazsın. Rehber olmak gibi bir misyonun altına giriyorsan önce yönleri öğrenmelisin. Şarkılarımızda ne dediğimizin ziyadesiyle farkındayız. Biz buralıyız, buralıya hitap ediyoruz.  

Söz: Serhad Özmen- Müzik: Çınar Özgün Akpolat

İlker Filiz:  Ben daha çok edebiyat yanlısıyım. Her şey daha görsel, derin ve samimi olmalı. Bir şeyi düşünürken ve inanırken bana mekan ve nesneler anlatılmalı, kavramlar değil. Felsefeyi çok samimi bulmuyorum, kavramlar ve kavramların getirdiği başlıklar, alt başlıklar teorik olarak oldukça uzak bana. Pratikte zaten İstanbul gibi bir şehirde hayatta kalabilmek için filozof olmak şart. Bir şiir okuduğum zaman bunu yazanın herhangi bir şeye inanan, herhangi bir şeyi layıkıyla düşünen olması benim için yeterli. Evinizi beslenebileceğiniz bir ırmağın yakınına kurmak sizi hiçbir zaman zehirlemeyecektir. 

Soner Filiz:  Ben bu “şarkılarınız çok güzel, bayılıyorum size” tarzı eleştiriler konusunda biraz paranoyak bir insanım. Çünkü bilinçsiz kulakların çokluğundan dert yanıp rehber olmak amacıyla müzik yapmaya karar verdiğinizde, yine aynı kulaklar tarafından aynı yorumlarla yüceltilmek bana biraz “yalan samimiyet” durumunu yaşatıyordu. Fakat bu sefer insanların beğenilerini “neden?”  sorusu sorulmuş gibi verdikleri cevaplarla pekiştirerek iletmeleri, istisnasız herkesin özellikle ve sebep belirterek bir şarkıyı beğenmeleri  bana güzel şeyler yaptığımızı düşündürtüyor.

Söz: Serhad Özmen- Müzik: Çınar Özgün Akpolat

* Ve grup; 7 Ekim 2015 tarihinde Facebook sayfalarından şu samimi notu yazar:

Beklendiğiniz bir yere gidemiyor olmanın yarattığı
iç sıkıntısını düşünün, işte biz o haldeyiz.
Kendimize hasretiz.
Beklediğimiz, kendimiziz...
Kendimize gelir gelmez, söz sizlere de geleceğiz.
sevgiler.

Dipçe: Kendine hiç gelememiş, beklendiği yere hiç gidememiş, kendine her daim hasret biri olarak; umarım bizlere geri dönebilirsiniz demek haddim değil. Anlayabiliyorum...

Söz- Müzik: Serhad Özmen

 

 

 

 

Yorumunuzu benimle paylaşın

En Yeniler

Shezofren Seçimler

Popüler

Shezofren Tasarımlar