15 Aralık 2016 | Perşembe

Kaçış

Shezofren Takıntılar

Gidebileceğimiz bir yer yok. Kaçmak istediğimizde, bunaldığımızda, nefes almalarımız zorlaştığında, kitaplara, filmlere, müziğe ve uğraşlarımıza sığınmaktan başka çaremiz kalmadı. Dünyamızı el birliği ile yerle bir eden biz insanlar, her şeyin değerini kaybettikten sonra anlayabilen biz safiler yine sessiz sedasız sadece seyrediyoruz. Gerçi yapabileceğimiz pek bir şey de yok artık. İş işten çoktan geçti bence. Acılarımızda bile bir araya gelemeyen bizleri bir araya getirebilecek her hangi bir değer yok. Sürekli tekrarlar yaşayan bizler bir önceki yaşanmışlığı unutup daha da vahşileşiyoruz. Öyle bir noktadayız ki; sokakta, trafikte, meydanlarda, evde birbirimize öfkemizi kusuyoruz. Hiç sorgulamıyoruz, gerçeğin peşine düşmüyoruz, bize dayatılan ne ise kabullenip siniyoruz. Keşmekeş içinde çürümüş ruhlarımızın yaydığı ağır kokularımızla, bitkin surat ifadelerimizle kalabalıkların arasında kayboluyoruz.

Kendi dünyama kaçıyorum. Uğraşlarım olmasa deli çıkarım. Doğalantidepresanlarım adlı bir dünya yarattım kendime. Orada ruhumu dinlendiriyorum. Yalnız değilim,sevdiklerimi de aldım dünyamın içine. Sevmediğim bir işi yaparak ömrümü geçirmemeye çoktan ahd ettiğim halde yaşam kavgasından dolayı bırakamıyorum. O zaman mecburi hizmetimi yaptıktan sonra keyif aldığım dünyama geçer kurulurum diyorum. Daha acısız oluyor. En azından mecburi hizmet zamanlarım daha hızlı geçiyor. 

Her yıl yeni gelen seneyi karşılarken ve eskiyi uğurlarken aynı cümleler ile uğurluyoruz. '' Çok kötü bir yıldı'' !!! Neden ? Nedenini sorgulamıyoruz. İtaat etmeye o kadar çok alışmışız ki itaat ettiğimiz insanların dünyamızı daha da çok karartması için elimizden geleni yapıyoruz. Sonra da bir köşeye geçip seneleri suçluyoruz. Suçlu olan biziz. Çocuklarımıza bile önem vermiyoruz. Onlara bırakacağımız dünyayı inşa etmek yerine ellerimizle yıkıyoruz. Jiddu Krishnamurti'nin dediği gibi ''İnsanlık hâlâ eskiden olduğu gibi. Hâlâ zalim, can yakan, saldırgan, açgözlü, rekabetçi ve inşa ettiği toplumda bu değerler üzerine kurulu.'' Değişmeyecek. Artık değişeceğine de inanmıyorum. Tutunmam için sebepler olmalı. Bu yüzden ruhumu rahatlatan, huzuru bulduğum şeylere doğru kaçıyorum. 

Geçmişe yolculamak üzere olduğumuz 2016 yılında; sevdiklerim için çalıştım. Onları sevindirmekten bencilce keyif aldım. Uğraşlarımla kafamı dağıttım, düşünmekten yorulan beynimi dinlendirdim, bir işe yaradığımı hissettim. Bir seneye sığdırdıklarıma bakıp tebessüm ettim. Kızıma çocukluğumu anlattım. Biriktirdiğim anılarımı paylaştım,ona kendi ellerimle yaptığım hatıralar bıraktım. Kitaplar okuyup bağırarak dinletiler yaptık. Alıntı defterlerimizi birbirimize verdik. Birbirimizi daha derinden tanımak için çabaladık. Hayvanları sevdim, besledim, yuvalandırmaya çalıştım, beton yığınlarının arasındaki evime çiçekler serpiştirdim, çocukları mutlu etmek için uğraştım. Yaşam alanıma küçük ama mutlu dokunuşlar yaptım. Yeni fikirler biriktirdim.

#2016bestnine

Bir patlamada ölmezsem, yolda herhangi bir psikopat tarafından tekmelenmezsem ya da kabul etmediğim düşünceler yüzünden içeri alınmazsam bu sene de fikirlerimi şekillendirmeye başlayacağım, yine sevdiklerim için çabalayacağım. Ruhumu dinlendirmeye devam edeceğim.

Umutlarımızı yıksalarda hayâllerimizi çalamazlar. Hayâllerimizden umudumuzu tekrar yaratabilmemiz dileğiyle.

Kaçışlar iyidir. Kaçabildiğiniz kadar kaçın...

Yorumunuzu benimle paylaşın

En Yeniler

Shezofren Seçimler

Shezofren Tasarımlar